Dolar (Alış: 1.5031 TL - Satış: 1.5103 TL)  |  Euro (Alış: - 1.955 TL - Satış: 1.9644 TL)  |  Sterlin (Alış 2.3431 TL Satış: 2.3553 TL)

Çok Okunanlar

Umut bir çiçektir

Yekta Güngör ÖZDEN

05 Mart 2010, 14:52

Yekta Güngör ÖZDEN

 

 

Umut, dileklerin gerçekleşmesinin beklentisidir. “ Umut fakirin ekmeği, ye Mehmet ye…” dizesinden “ Umut, imanın anasıdır” özdeyişine değin nice anlamlı sözlerle tanımı yapılmaya çalışılmıştır. Özlemle sarmalanan olumlu bekleyiş biçiminde nitelendirilmesi yanlış olmaz. Değişik anlatımları yapılabilir. Ama her durumda gerçekleşmeyi düşündürecek, beklentiyi haklı kılacak bir belirtinin olması gerekir. “ Olmayacak duaya âmin denmez” sözünün anımsattığı bir durum söz konusu ise umudun boşuna bir bekleyiş olduğu unutulmamalıdır. Özellikle siyasal yaşamda kimi gün tersini söyleyen, söylemiyle eylemi arasında terslikler olan kimilerinin tutum ve davranışlarına bakarak umuda kapılmak ağır bir yanılgıdır. Hele Başbakanın yargıyla ilgili son sözlerine.

Tekel işçilerinin açlık greviyle gelinen süreçte ilgili sendikaların yetkilileri Başbakanla görüşmelerinden olumlu sonuç almamalarına karşın yaptıkları değerlendirme sonunda yeniden Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile görüşme kararında birleşmişlerdir. Başbakanın önceki tutumundan vazgeçeceği sanılmamaktadır. Cumhurbaşkanı’nın ise Başbakanla ters düşmesi olasılığı düşünülememektedir. Sendikaların belki de bir boşluk kalmaması için öngördükleri görüşme Cumhurbaşkanı’nın Hindistan ve Bangladeş gezisinden sonra gerçekleşse bile olumlu sonuç vereceği sanılmamaktadır. Belirtiler ortadadır. Rektör seçimlerinde izlediği yol belli olan Cumhurbaşkanı Tekel işçilerine Başbakanınkinden başka söz söyleyemez. Yakında yargı kurullarına atamaları da görülecektir. Kadrolaşma ve partizanlık her katta sürmekte, yansızlık sözde kalmaktadır. TBMM’deki olaylar nedeniyle A. Gül’ün açıklaması bile yanlılığını belirgin kılmaktan kurtaramamıştır. Sıkmabaş konusundaki tutumu, sıkmabaşlı eşinin gezilerdeki birlikteliğini yurtdışına bile taşıması aşırı olan yetkilerini iktidar lehine kullanmakta çekinmeyeceğini göstermektedir. Türkiye’de demokrasi çizgisi özlenen düzeyde mi? Cumhurbaşkanı’nın Başbakanın sözünden çıkacağı, tersine bir şey söyleyeceği, Başbakanın vermediğini vereceği umudu kanımızca hayal bile edilemez. Yargı konusundaki tutumlar, konuşmalar, öneriler ortada.

Cumhurbaşkanı’nın YARSAV’ın açıkladığı iktidarın yargıya yaklaşımına ilişkin yakınmaya ilgisizliği, yargıya ve Silahlı Kuvvetlere saldırılara bakışı, üniversitelerde Atatürk karşıtlıklarına değinmeyişi, rektörleri uyarmayıp tersine sıkmabaşın serbest bırakılmasına imza verenleri az oy almalarına bakmayıp ataması umut kırıcıdır. Çiçeklerin güneş ışığı ve su ile beslenmeleri gibi umutların da kimi belirtiler, gelişmeler ve olasılıklarla güçlenmesi gerekir. Olup bitenleri izledikçe, tepkisizlik ve suskunluğa tanık oldukça, kabalık ve ilkelliğin alkış aldığını, “ Türkiye sizinle gurur duyuyor” seslerinin alanları çınlattığını duydukça umutlar umutsuzluğa dönüşüyor gibi olsa da yüreklerdeki ateşi söndürmemek gerekiyor. Nasıl dünya hiç tersine dönmüyor, nehirler tersine akmıyorsa hiçbir şeyin gelişip güçlenmesi, insanlık, bağımsızlık ve özgürlük ateşlerinin küllenmeyeceği unutulmamalıdır.

Başbakanın üniversite giriş sınavlarındaki katsayı uygulamasının yürütmesini durdurma kararına karşı “Kendisinin imam hatip mezunu olması nedeniyle mi? “ sorusuyla eleştiri yöneltmesi hukuka bağlılık, adalete saygı ve yargıya güven konusundaki olumsuz yaklaşımının yeni kanıtıdır. Bu anlayışla hukuk devleti işte bugünkü gibi yönetilir.

Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın ve Genelkurmay Başkanı’nın 11 Şubat günü konuşmaları bile kimi AKP’lilerin Silahlı Kuvvetlere yaklaşımındaki sakatlık tepkileriyle karşılanmıştır. Senaryo yandaşları ve iktidar şakşakçıları kin kusmayı sürdürüyor. Nasıl umutlu olunabilir? Çoğunluğu emekli askerlere karşı sert uygulamalar dikkat çekicidir. Hukuk dışılıkları asla uygun görmeyen anlayışımız hukuksallığı tartışılır uygulamaları da kuşkuyla karşılamaktadır. Hukukun üstünlüğü ilkesine uyması gerekenlerin başında hukukçular gelmelidir. Hukuka bağlılığı, yargıya güveni ve saygıyı sarsacak işlem ve eylemler devletin niteliklerine aykırı olup ülkenin zararınadır.

Bu haber 4072 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Yerel Gözlem Haberleri

GUREL MEDYA LINKLER

Kobi Haber
Kobi Haber
Kobi Haber

Yazarlar

O gün 'Hayır' demiştim!29 Temmuz 2010

Haber Ara


Gelişmiş Arama